HATALARIN DOĞURDUĞU HATALAR
Küçüklüğümden beri resim çizmeye bayılırım. Çünkü duygularımı resimlerle
paylaşıyorum. Renklerle oynamayı çok seviyorum. Henüz 6. Sınıfa gittiğim
zamanlarda çok resim çizerdim. Özellikle portre. Bu resim çizme alışkanlığı da
ablamdan geçmiş olmalıydı. O da her gün resim çizerdi mutlaka. Evet, bana resim
çizmeyi sevdiren o idi fakat alışkanlığımı kaybetmeme neden olan da ablamdı.
Birlikte resim çizmeye bayılırdık. Aramızda kararlaştırıp bir biblo bulurduk.
Onu çizmeye çalışırdık. Ve tabi ki o çok güzel çizerdi. Ben de kıskanırdım. Ben
resmimi çizebiliyordum fakat ablam resmimde eksik bir yer görse hemen elimden
alır, düzeltirdi. Bana tekrar geri verirdi. Ablam bu hareketini neredeyse her
resim çizmede yapardı. Ben düzeltemez miydim? Eğer engellenmeseydim evet, düzeltebilirdim.
Ablamın bu sık sık yaptığı davranış artık bende de alışkanlık yaratmıştı.
Uğraşmamaya başlamıştım resimlerde. Zor bir bölüm olunca veya silip silip
tekrar çizmeye çalıştığım bir yer olunca direk ablamı çağırırdım. Yardım
etmesini isterdim. 7. Sınıftan sonra resim çizme isteğim yavaş yavaş kayboluyordu.
Artık hiç keyif alamıyordum. Resim çizmeye başladığım an sıkılıyordum, sabredemiyordum.
1-2 sene resimden uzak geçti. Şimdi 2012’deyiz
ve ben 10. Sınıf öğrencisiyim. Resim çizme isteğim var fakat zorlandığım
bölümlerde az da olsa ablamı çağırıyorum. Yeteneğin kısıtlanmasından sonra
kazanılması oldukça zordur. Yeteneğinizin kısıtlanmasına izin vermeyin.